Anksiyete Nedir? Kaygılarınızın Temeli

Anksiyete Nedir? Kaygılarınızın Temeli

Anksiyete Nedir?

Psikiyatri alanında görülen hastalıklardan biri olarak bilinen anksiyete hastalığı, kaygı bozukluğu manasına gelmektedir. Bu durumun nedeni tam olarak bilinemese de korku, endişe, kaygı duyguları ön plana çıkar ve bunlar içten gelir. Yaşanan bu duygular anlık veya kısa süreli değildir. İçeriden ya da dışarıdan tehlikeye ya da tehlikenin olacağı beklentisine karşı ortaya çıkmaktadır. Bu özelliği nedeniyle süregelen bir tepki olarak tanımlanır. Genel olarak ortaya çıktığı kişinin yaşamında dengesizliklere ve bozukluklara yol açmaktadır.

Anksiyetenin insanlarda ne tür belirtiler göstereceği belli olmamaktadır. Bazı insanlarda hafif dereceli gerginlik yaşanırken bazılarında ise bunun seviyesi paniğe kadar çıkabilmektedir. Hangi yoğunlukta görüleceği değişkenlik göstermektedir.

Anksiyete Hastalığı Nedir?

Toplumda yaygın olarak ortaya çıkan ruhsal hastalıklardan biri anksiyetedir. Yapılan araştırmalara göre anksiyete bozukluğunun yaşam boyunca sürme oranı yüzde yirmi dokuz olarak belirtilmektedir. Bir yıllık yaygınlık oranı ise yüzde yedi civarında olmaktadır.

Anksiyete hastalıklarında genellikle şiddetli kaygı ve korku hissi ön plana çıkmaktadır. Sürekli kötü bir şey olacakmış hissi yaşarlar ve bunu abartılı, gerçek dışı biçimde hissederler. Bunun neticesinde kişiler gerginlik duygusu artar ve kişi kendini toplumdan uzaklaştırmaya başlar.
Anksiyete durumunda insanlarda çoğunlukla mide ağrıması, kalp atışının daha hızlı hale gelmesi, kasların gerilmesi gibi durumlar ortaya çıkmaktadır. Bu hastalık çoğunlukla on yaş ile yirmi beş yaş arasında görülmektedir.

Çoğunlukla kadınlarda ve gelir düzeyi düşük olan insanlarda ortaya çıkmaktadır. Bu hastalığın tanısı bulunan insanlarda genel olarak başka bir ruhsal hastalık da bulunmaktadır.

Kaygı Bozukluğu

Kaygı bozukluğu hastalığı bulunan kişilerde kriz anlarında panik seviyeleri son derece yüksek olmaktadır. Bu anlarda sürekli tehlikeli bir şey olacakmış hissine kapılırlar ve an anki durumlarının hep daha kötüsünü daha tehlikelisini düşünürler. Hissedilen bu duygu çok kuvvetli olduğundan dolayı sanki hiçbir zaman geçmeyecekmiş gibi düşünürler. Dolayısıyla bu hastalığın tedavisi için bilişsel davranışçı terapi uygulamalarından yardım alınmaktadır.

Araştırmalara göre kaygı bozukluğu çoğunlukla çocukluk dönemlerinde ortaya çıkmaktadır. Hastalığın nedenlerine bakıldığında ise hem genetik ve de çevresel faktörlerin etkili olduğu görülmektedir. Bunun yanı sıra küçük yaşta travmaya sebebiyet veren bir olay geçirenlerde kaybı bozukluğu daha sık yaşanmaktadır. Bu kişilerin korku mekanizmaları daha hassastır ve strese karşı aşırı derecede duyarlılardır.

Anksiyete Hastalığı

Anksiyete hastalığı bulunan kişiler her şeye olumsuz gözle bakmakta ve moral seviyeleri hep en alt seviyede olmaktadır. Tanım olarak bakıldığında anksiyete duygusal ve davranışsal bileşenlere sahip olmak şeklinde açıklanmaktadır. Anksiyete bozukluğu olan kişilerde kan basıncı ve kalp atışı hızlı bir şekilde artmaktadır. Bunun neticesinde vücutta terleme ve gerginlik meydana gelmektedir. Hastalar şiddetli derecede panik ve korku hissine kapılmaktadır. İleri derecedeki anksiyete bozukluklarında kişilerin günlük yaşamları olumsuz olarak etkilenmektedir.

Anksiyete Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

Anksiyete hastalığının belirtileri hastaların yaşadığı yoğunluk durumuna göre değişkenlik göstermektedir. Bazı hastaları bu bozukluk duygusunu ileri seviyede yaşarken bazılarında ise basit derecede olabilmektedir. Anksiyete hastaları sürekli kendilerini huzursuz, sinirli ve gergin hissederler. Yoğun panik duygusuna kapılara sürekli kötü bir şey olacakmış gibi düşünürler. Bununla birlikte hastaların kalp atışlarında ve nefes alış verişinde hızlanma ortaya çıkar.

Kaygı Bozukluğu Nasıl Anlaşılır?

Kaygı bozukluğu olan kişiler hafif derecede terlerler. Ellerde titreme, kendilerini zayıf ve güçsüz hissetme durumları görülür. Aynı zamanda anksiyete hastaları odaklanma sorunu yaşarlar ve akıllarında kaygıya neden olan düşüncelerden uzaklaşmakta zorluk çekerler. Bunun yanı sıra uykuya dalmak bu hastalar için son derece zordur ve yaşadıkları kaygıyı kontrol altına almak onlar için hiç kolay değildir. Yoğun stres ve kaygının etkisiyle hastalarda mide ağrısı ve kasılması görülür, hasımsızlık problemi başlar. Tüm bu belirtilerin hepsi ileri aşamaya geçtiğinde hastaların günlük yaşamında aksaklıklar ve sorunlar meydana gelmektedir.

Anksiyete (Kaygı Bozukluğu) Ve İşaretçileri

Anksiyete bozukluğu vücuttaki iki sistemde meydana gelen bozukluklar neticesinde ortaya çıkmaktadır. Bunlar otomatik sinir sistemi ve adrenokortikal sistem adı verilen sistemlerdir. Bu sistemler tehlike esnasında bedeni uyararak tehlikeden kurtulmaya yardımcı olurlar. Bu mekanizmaya kaç veya savaş tepkisi adı verilmektedir. Yaşanan tehlike gerçek olduğu takdirde bu mekanizma düzgün biçimde çalışmaktadır. Ancak anksiyete gibi gerçek dışı durumlarda ise süreç daha farklı ilerlemektedir. Bu durumda herhangi bir tehlikeli durum olmadığı halde beden uyarılmış olmaktadır.

Anksiyete (Kaygı Bozukluğu)

Günlük yaşamda kaygı normal olan bir olgudur ve hayatın bir parçası olarak görülür. Ancak bu kaygı ileri seviyeye taşındığında sıkıntılı durumlar ortaya çıkmaktadır. Hafif dereceli kaygılar baş edilebilir düzeyde iken ileri derece olduğunda günlük yaşam olumsuz etkilenmektedir. Bu tür durumlarda hastaların psikolojik destek alması gerekmektedir. Aksi takdirde kaygı bozukluğu beraberinde çeşitli hastalıkları da getirmektedir. Anksiyete bozukluğunun olduğu insanlarda yaşanan durumla uygun olmayan derece endişe meydana gelmektedir. Bu da kişinin kendi kontrolünden çıkarak hareket etmesine neden olmaktadır.

Bir önceki yazımız olan Neuro-Biofeedback Yöntemi Nedir? başlıklı makalemizde biofeedback, Dikkat Eksikliği Hiperaktivite bozukluğunun tedavisi ve neuro biofeedback hakkında bilgiler verilmektedir.

Beğen  4
Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir