Kişilik Bozuklukları

Kişilik Bozuklukları

Kişilik Bozuklukları

Süreklilik arz eden iç yaşantılar ve davranışlar örgüsü olan kişilik bozukluğu kişinin içinde yaşadığı kültürden beklenenden önemli ölçüde sapmalar göstermesidir. Ergenlik veya genç erişkinlik yıllarında başlayan kişilik bozukluğu zamanla kalıcı olabilme ve işlevsellikte bozukluğa yol açabilme riskleri bulunur.

Kişilik özellikleri her bireyde farklı olmaktadır. Kişilik özelliklerinin kişilik bozukluğu olarak değerlendirilebilmesi uyum problemi, esneklikten yoksunluk gibi durumların işlevsellikte belirgin bir bozukluğa yol açmasıdır.

Kişilik Bozukluğu Nedenleri Nelerdir?

Çok çeşitli etmenler karşılıklı olarak etkilenir ve bir araya geldiklerinde de kişilik bozukluklarının geliştiği düşünülebilir. Kişilik bozukluklarının en başında ebeveyn etkileri görülüyor. Anne ve baba ile ilgili olan ilişkiler kişilik bozukluklarında en önemli yeri tutmaktadır.

Kişilik bozukluğunun en temel problemi olarak kişinin kendisini ve diğer insanları da algılamada çektiği güçlüktür. Kişilik bozukluğu nedenleri üzerinde en etkin faaliyet gösteren anne ve babanın çocuklarına karşı tutumları ileride ki yaşlarda aynı tutumu çocukların toplumun diğer üyelerine yansıttıkları görülür.

Diğer insanlar kişilik bozukluğu yaşayan kişilere nasıl davranıyorlar ise bu kişilerde diğer insanlara aynı şekilde davranır ve kendilik tasarımı oluştururlar. Olumsuz ve kötü kendilik imgelerinin baskınlığı kişilik örgütlenmesi vakalarında kararlı ve bütünlüklü kendilik tasarımı gelişmesine engel olur.

Kişilik bozuklukları nevrotik düzeyde seyir ediyor ise kendilik tasarımının kararlı ve bütünlüklü olmasına rağmen kendilik ve nesne tasarımları problemli şekillenir ve kişiler psikoseksüel gelişim basamaklarına doğru geriler ve bu gerilemelerin ön plana çıktığı da görülür. Bu durumun en önemli nedeni olarak yine anne ve baba ile ilgili olan tutumlardan kaynaklandığı vurgulanır. Erken çocukluk yıllarında anne ve baba ile olan iletişim en önemli nedendir.

DSM Kişilik Bozuklukları

Kişilik bozuklukları üç ana grupta sınıflandırılması kaydı ile DSM kişilik bozuklukları ele alınır. Üç küme halinde sınıflandırılan DSM kişilik bozuklukları şöyledir:

A Kümesi: Paranoid kişilk bozukluğu, şizoid kişilik bozukluğu ve şizotipal kişilik bozukluğudur.

B Kümesi: Antisosyal kişilik bozukluğu, borderline yani sınırda olarak telaffuz edilen kişilik bozukluğu, histrionik kişilik bozukluğu ve narsisistik kişilik bozukluğudur.

C Kümesi: Çekingen kişilik bozukluğu, bağımlı kişilik bozukluğu ve obsesif kompülsif kişilik bozukluğudur.

A ve B kümelerinde örgütlenen kişilik bozuklukları sınırda seyir eden kişilik bozuklukları olup C kümesinde örgütlenen kişilik bozukluğu DSM kişilik bozuklukları arasında nevrotik bir örgütlenme gösterir.

Paranoid Kişilik Bozukluğu

Başkalarının davranışlarının kötü olarak yorumlanması ve kişilerin sürekli bir güvensizlik ve kuşkuculuk içerisinde olmaları paranoid kişilik bozukluğunun en temel özelliği olmaktadır. Toplumun geneline bakıldığında % 0,5 ila % 2,5 oranında paranoid kişilik bozukluğu gösteren bireylere rastlanılmıştır. Yine bu grubun yataklı psikiyatri kurumlarında % 10 ila % 30 arasında olduğu görülür. Ayaktan psikiyatri kurumlarında ise yataklı psikiyatri kurumlarına göre oranın biraz daha düştüğü görülür. % 2 ila % 10 arasında olduğu bildirilir.

Paranoid Kişilik Bozukluğu Belirtileri Ve Özelliği

Yeterli bir temel olmamasına rağmen bu kişiler diğer insanların kendilerini sürekli sömürdüğünden kuşkuculuk duyarlar. Diğer insanlara olan güvenleri yok denecek kadar azdır. Bu kişiler yeni tanıştıkları kişilere güven duymazlar ve onları ihtiyatlı bir şekilde gözlemlerler. Eşlerinin ve çocuklarının bile kendisini aldattığına ve kandırdığına inanırlar. Oysa bunlar için herhangi bir yeterli denilebilecek düzeyde dayanakları da yoktur. Bir kişiye biraz güven hissetseler dahi o kişiye olan güven duygularını çok küçük sebeplerle yitirebilirler.

Uzun süre aynı ortamda ulunduğu kişiler ile de güvensizlik yaşarlar. Örneğin. İş arkadaşlarının kendilerine karşı kötü düşünceler içerisinde olduğu kanısına varırlar. Yüzüne gülseler bile arkasından konuşulduğu hissine kapılırlar.

Başkalarına sor vermeye son derece çekinirler. Çünkü bu durumun kendisine karşı kullanılabileceği hissine kapılarak ciddi anlamda korku hissederler. Söylediklerinin kendine karşı kötü niyetle kullanılmasına fırsat vermemek için başkaları ile özel durumlarını paylaşmazlar.

Kendileri ile ilgisi olmayan durumlardan bile tehdit edildikleri hor görüldükleri hissine kapılabilirler. Onur kırıcı davranışları ve görmezden gelinmeleri bağışlamazlar. İçlerinde bitmek bilmeyen kin duyguları vardır.

Şizoid Kişilik Bozukluğu

Duygulanım kısıtlığından kaynaklanan sosyal ilişki kurmaya ve yakınlık kurmaya isteksizlik görülür. Asosyal bir davranış gösterirler. Araştırmaların yetersizliğinden kaynaklanılması şizoid kişilik bozukluğunun sıklığının belirtisini tam olarak verememektedir.

Şizoid Kişilik Bozukluğu Belirtileri Ve Özelliği

Bu kişiler kendilerini ailenin bir parçası olarak hissetmezler. Yakın ilişkilere girmekten korkarlar. Her zaman tek bir etkinlikte bulunurlar. Karşı cinsle cinsel ilişki yaşamaya dair ilgisi olsa dahi bu çok az bir seyir gösterir. Sadece bazı ve az sayıda etkinlik onları mutlu eder. Başkalarının ısrarı ile katıldıkları etkinlikler onları mutlu etmez. Birinci dereceden yakın akrabaları dışında sırdaşlarının  olmadığı dikkat çeker. Diğer insanlardan gelen övgü ve eleştirilere karşı ilgisizlik duyarlar. Şiddetli duygusal tepkiler göstermezler.

Şizotipal Kişilik Bozukluğu

Yakın ilişkilerde birdenbire rahatsızlık duyma özelliği gösteren şizotipal kişilik bozukluğunun genel popülasyonda görülme sıklığı % 3 olmaktadır. Toplumdaki diğer insanlar ile olan ilişkilerde yetersizlik görülür. Bilişsel veya algısal çarpıklıklar ve alışılagelmişin dışında davranışlar sergilenir.

Şizotipal Kişilik Bozukluğu Belirtileri Ve Özelliği

Bu kişiler kendileri ile ilgili olmayan olaylardan bile kendilerine bir pay çıkarır ve referans fikirlere sahip olurlar. Büyüsel düşüncelere sahip olan bu kişiler davranışları etkilediğini düşündüğü kültürel açıdan değerlerle uyumluluk göstermeyen inanışlar sergilerler. Olağanın üstünde algısal yaşantıları vardır. Bedensel illüzyonlara sahiptirler. Çevresel , mecazi, aşırı detaycı ve basmakalıp düşüncelere sahiptirler. Kuşkucu olmakla birlikte paranoid düşüncelere sahiptirler. Uygun düşmeyen kısıtlı duygulanımlara sahiptirler. Yakın akrabalarının dışında sırdaşlarının olmadığı görülür.

Antisosyal Kişilik Bozukluğu

15 yaşlarında başlayan antisosyal kişilik bozukluğuna sahip bireyler başkalarının haklarını hiçe sayar ve umursamazlar. Başkalarının haklarına tecavüz etme eğilimleri vardır. Genel popülasyonda erkeklerde daha fazla görülür. Erkeklerde % 3 oranında görülürken kadınlarda % 1 oranında seyir eder.

Antisosyal Kişilik Bozukluğu Belirtileri Ve Özelliği

Yasalara ve toplumsal düzene son derece aykırı davranır ve kendileri bu durumlardan yasal cezalar alsalar bile aynı suçluluk davranışlarını tekrar tekrar gösterirler. Sürekli yalan söylerler ve kişisel çıkarımları için başkalarının duygu ve düşüncelerini önemsemezler. Dürtüsel davranırlar ve gelecek planları yoktur. Öfke kontrolü olmayan bu kişiler saldırganlık gösterirler. Başkalarına zarar vermelerine rağmen tamamen bu durum ile ilgileri yokmuş gibi davranırlar.

Sınırda Kişilik Bozukluğu

Kimlik duygularında ve duygulanımlarında tutarsızlık yaşarlar. Toplumda görülme sıklığı % 2 ila 3 arasında iken psikiyatri kliniklerinde bu oran artar. Sınırda kişilik bozukluğu kadınlarda erkeklere oranla daha fazladır.

Sınırda Kişilik Bozukluğu Belirtileri Ve Özelliği

Olayları gözünde aşırı büyütür veya kişilerin davranışlarını yerin dibine sokma çabaları gösterirler. Sürekli olarak seyir eden tutarsız bir benlik algılarının olduğu görülür. Kimlik karmaşası yaşarlar. Kendine zarar verme olasılıkları yüksektir. Sürekli olarak kendilerini boşlukta hissederler.

Histriyonik Kişilik Bozukluğu, Belirtileri Ve Özelliği

Her alanda aşırı duygusallık hissederler ve ilgilenilme arayışı içerisinde bulunurlar. Toplumda görülme sıklığı daha düşük psikiyatri kliniklerinde görülme sıklığı ise daha fazladır. İlgi odağı olmadıkları durumda rahatsızlık duyarlar. Duyguları hızla değişir ve yüzeysel olarak kalır. Cinsel yönden dikkat çekici davranışlar gösterirler. İlgi odağı olmak için fiziksel açıdan dikkat çekici unsurlar kullanırlar. İlişkilerinin olduğundan daha yakın olması yönünde düşünceleri vardır.

Narsisistik Kişilik Bozukluğu, Belirtileri Ve Özelliği

Davranış ve fantezide büyüklenmecilik olarak temel bir özellik gösteren kişilik bozukluğu kendisine hayranlık duyulması ihtiyacı ile kendini belli eder. Kendilerinin çok önemli olduğu duygusu içerisindedirler. Bulunmaz hint kumaşı olduklarını düşünürler. Toplumda çok beğenilmek isterler. Empati yapma yetileri yoktur. Küstahsı bir tutum sergilerler.

Çekingen Kişilik Bozuklu, Belirtileri Ve Özelliği

Temel özelliği olarak toplumun diğer bireyleri tarafından olumsuz değerlendirilmeye aşırı duyarlılık gösterirler. Yetersizlik duyguları içerisindedirler. Olumsuz eleştirilere karşı aşırı duyarlılık gösterirler. Sevildiklerinden emin olmadan insanlarla ilişkilerde bulunmak istemezler. Mahcup olmaktan çok çekinirler. Yeni kişilerle aynı ortamda yer aldıklarında kitlenip kalırlar.

Bağımlı Kişilik Bozukluğu Nedir?

Çocuğuna sorumluluk duygusu kazandırmayan, çocuğunun yerine her şeye kendisi karar veren ailelerin çocukları bağımlı kişilik bozukluğu yaşayan bireylerdir. Bu tür çocuklar anneleri ile bağımlılık ihtiyaçları içerisindedir. Bu sadece anne için bir ifade olarak anlaşılmamalıdır. Çünkü çocuğu büyüten bir anne değil baba veya anneanne ya da babaanne de olabilir. Bu kişiler büyüttükleri çocuklara sorumluluk duygusu kazandırmazlar ise çocuklarda kendi ihtiyaçlarını kendileri karşılayamayacak kadar kendilerini güvensiz hissederler.

Obsesif Kompulsif Kişilik Bozukluğu, Belirtileri Ve Özelliği

Temel anlamda özelliği mükemmeliyetçilik ve aşırı düzenliliktir. Yapılan işin asıl amacı unutulur ve ayrıntılar ve kurallarla aşırı detaycı davranırlar. Kendilerini tamamen işe ve üretkenliğe adamışlardır. Özel değeri olmayan eşyaları bile elde tutarlar. Başkaları birlikte çalışmak istemezler. Para harcama söz konusu olduğunda hem kendilerine hem de başkalarına cimri davranırlar.

Kişilik Bozukluğu Tedavisi

Çeşitli kişilik bozukluklarının ortaya çıkması yine de kişilerin tedavi sürecine başlamaları için ilgili olmadıkları görülüyor. Kişilik bozukluğu tedavisi 5 ila 6 yıl sürmektedir. Tam olarak net iyileşmelere görülmese dahi belli oranlarda gerek düşünsel gerekse davranışsal iyileşmeler gözlenir.

Bireysel, aile ve grup terapileri tedavide temel yöntemlerin uygulandığına işaret eder. Günümüzde uygulanan tedaviler bilişsel davranışçı, diyalektik ve şema terapileri olmaktadır. Bu yöntemler iyileşme sürecinin daha iyi seyir ettiğine dair yayınlar içerir. Terapiler devam ederken hastalarda sıklıkla ortaya çıkabilen problemler görülebilir.

Duygusal dalgalanmalar, yoğun anksiyete krizleri, kısa süreli psikotik belirtiler olmaktadır. Bu durumlar için özellikle psikotik belirtilere karşı bazı ilaçlar kullanılabilir. İlaçlar duygudurum düzenleyicileri dışında kullanılan ilaçlar ise belirtilere yönelik olarak kısa sürelerde kullanılmaktadır.

Kişilik Bozukluğu Yaşayan Kişilerin Yakınları Hangi Sorunlarla Karşılaşabilir?

Kişilik bozukluğu yaşayan kişilerin yakınları da bir çok sorunla karşılaşabilmektedirler. Onlarda da sıkıntı ve stres kaynağı ortaya çıkabilmektedir. Kişilik bozukluğu yaşayan kişilerin yakınları bu kişileri hasta olarak görmedikleri için sergiledikleri davranışlarda bilinçli oldukları düşüncesindedirler.

Bu kişilerin yakınları insanları bilerek üzdükleri kanısındadırlar. Yakınlar kişilik bozukluğu olan kişilere daha düzgün davranmaları için sürekli baskı yapar dururlar. Sürekli öğütler veren aileler veya yakınlar bu kişileri tedavi olmaları için hiç yönlendirmezler. Daha bilinçli aileler ise bireylerde görülen bu davranışların kaynağında bir hastalık vb. sorunlar olabileceği düşüncesindedirler.

O sebeple yakınlar kişileri tedavi sürecine başlamaları için yönlendirir ve bu tedavi sürecine de kendileri de dahil olarak kişilik bozukluğu yaşayan kişilerin iyileşme sürecine katkıda bulunmak amacı ile onlara destek olmayı tercih ederler. Hasta yakınlarından beklenen sabırlı, destekleyici ve anlayışlı olmalarıdır. Hastalığın tedavisi uzun bir süreç alabilir. Bu nedenle ümitlerini yitirmemelidirler.

Bir önceki yazımız olan MS Hastalığı Nedir? Belirtileri, Nedenleri, Tanısı, Tedavisi başlıklı makalemizde ms, ms atakları ve ms hastalığı hakkında bilgiler verilmektedir.

Beğen  1
Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir